Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok

Orijinal adı : All Quiet on the Western Front (1929) ***Spoiler içerir*** Erich Maria Remarque'ın 1929 yılında yayımlanan kitabı 1.Dünya Savaşı'na katılan bir Alman askerinin gözünden anlatılıyor. Savaşın anlamsızlığı ve onu yakından yaşayanlar için yıkıcı etkisi çok başarılı bir şekilde aktarılıyor. 19 yaşlarındaki Paul, bir grup okul arkadaşıyla beraber gönüllü olarak savaşa katılır. Gerçeklerle ilk buluşması cephe gerisinde 'eğitim' aşamasında olur. Himmelstoss, Paul ve arkadaşları için bu aşamayı elinden geldiğince zorlaştırır. Öyle ki, her biri kişisel olarak üstlerinden nefret eder hale gelirler. Ancak, sonraları anlaşılacaktır ki Himmelstoss aslında onlara düşman rolünü oynamakta ve bu arkadaş grubuna minyatür bir cephe sunmaktadır. Arkadaşlar bu zorluğu birlikte yaşarken birbirlerine bağlı ve bağımlı olmayı öğrenirler. Gerçekten de cepheye gittiklerinde birbirleri ve başlarındaki Katczinsky dışında yapayalnızdırlar ve cephe öncesi eğitimin meyvesini alır...
En son yayınlar

İnsanın Anlam Arayışı

İnsanın Anlam Arayışı adlı kitabında Viktor Frankl, anlamsızlık duygusu karşısında bireyin kendisini keyifli şeylerle oyaladığını ileri sürüyor. Bu bir başa çıkma yolu. Yoksay, olmamış gibi yap, o tarafa bakma. Yazar, toplama kampında kendi hayatını anlamlandırdığı ve kendisine amaç edindiği ölçüde güçlenerek hayatta kalmış. Yazarın ileri sürdüğü savın benim bazı davranışlarımı açıkladığını farkettim. Bunun beraberinde, gözlerimi yakın çevremden başlayarak daha geniş çevreme doğru kaydırdıkça da bunun birçok insanı kapsayabileceğini ikna oldum. Viktor Frankl'tan haberi olan veya başka yollardan benzer sonuçlara ulaşmış farklı kaynaklardan da aynı kapıya çıkan tespitler okudum, siz de okumuşsunuzdur. Buna göre, zevk aldığımız hatta kendimizi "hadi kendimizi şımartalım" diyerek ödüllendirdiğimiz durumlar sorgulanmaya değer. Bunlar gerçekten keyif alarak ve severek yaptığımız şeyler mi, yoksa bize kısa süreli keyif ve kaçış sağladığı için mi tercih ediyoruz ? Öncelikle...
"Kendi uzmanlık alanı dışında okuduğu şeye kolaylıkla inanmayacak kişi yoktur." Ficciones - Hayaller ve Hikayeler (1944) Jorge Luis Borges

Birdy

Bisikletlerimizi yokuş aşağı saldık. Bir gözümüz hala polisteydi. O özgürlük duygusu müthiş bir şeydi, dönmek zorunda olduğumuz bir ev yoktu, yemeğe bekleyen kimse yoktu, bisikletleri hızla sürüp manzarayı seyretmekten başka yapacak hiçbir şeyimiz yoktu. Daha önce elimin kolumun aslında ne kadar bağlı olduğunu farketmemiştim. Bir kuşun kanatlarını o kadar çırparken yerinden bir santim oynamaması, ama uçmak istediğinde kanatlarının en küçük hareketiyle kendi boyunun yirmi, otuz katı yüksekliğe fırlayıvermesi ne   tuhaftı ! Uçmak, kanat çırpmaktan çok daha başka bir şeydi. Birdy (1978) William Wharton

değişim

Scrooge söylediğinden de iyiydi. Hepsini ve daha fazlasını yaptı ve ölmeyen Ufaklık Tim'in ikinci babası oldu. Şu bizim güzel şehrin ve hatta şu bizim güzel dünyadaki herhangi bir güzel şehir ya da kasabanın tanıdığı en iyi arkadaş, patron ve insanlarından biri oldu. Kimileri ondaki bu değişikliğe güldü, ama o aldırmadı; çünkü bu dünyada bazı insanların gülmediği hiçbir şey olmadığını biliyordu. Kendi kalbi gülüyordu ve bu ona yeterdi. Bir Noel Şarkısı (1843) Charles Dickens

Sakın..

"Sakın kimseye bir şey anlatmayın. sonra herkesi özlemeye başlıyorsunuz." Çavdar Tarlasındaki Çocuklar (1951)    (Özgün adı: The Catcher in the Rye) Jerome David Salinger

Güzel Geçmiş Zaman

" O geceden sonra Nihal haftanın birkaç gecesini dışarıda  geçirmeye başlamıştı. "Ben bu gece eve gelmeyeceğim, merak etmeyin," cümlesiyle başlayan bu yeni dönemi, anlayışlı yaşlı ebeveyn olarak hiçbir şey söylemeden sormadan kabullendik. Birlikte geçirdiğimiz o güzel günlere ne olmuştu? Benim aklım hep o günlerdeydi. Ne olmuştu o günlere? Yaşanan şeyler ne olur Çetin, nerede durur? Hatırlamaya ve belleğe ilişkin eğretilemeler beni kesmiyor. Tozlu tavan arasına girmek, eski bir sandığı açmak, sararmış bir defterin sayfalarını çevirmek filan diyorum, beni kesmiyor. Geçmişimizle bağlantı kurmanın tek yolu hatırlamak mıdır? Başka bir eylem yok mu, olamaz mı?   Bizim Büyük Çaresizliğimiz (2011) Barış Bıçakçı